<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MUHAMMET KAÇMAZ</title>
	<atom:link href="http://muhammetkacmaz.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://muhammetkacmaz.com</link>
	<description>SAKARYA ÜNVİVERSİTESİ COĞRAFYA</description>
	<lastBuildDate>Sun, 06 May 2012 09:16:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>YERYÜZÜ DEMOKRASİSİ</title>
		<link>http://muhammetkacmaz.com/2012/05/05/yeryuzu-demokrasisi/</link>
		<comments>http://muhammetkacmaz.com/2012/05/05/yeryuzu-demokrasisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 20:32:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜREN MESELELER]]></category>
		<category><![CDATA[KİTAP ÖNERİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[vandana shiva]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü demokrasisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhammetkacmaz.com/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[Ezerbozan insanlar vardır, sanırım Vandana Shiva&#8217;da benim için okuduğum iki kitabı ile onlardan biri olacak. Özellikle Adalet, Barış ve Sürdürülebilirlik YERYÜZÜ DEMOKRASİSİ adlı kitabı okuduğumuzda ticari savaşların, top-tüfek-tank-füzelerle yapılan savaşlardan]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/05/yeryüzü-demokrasisi-vandana-shiva.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-123" title="yeryüzü demokrasisi vandana shiva" src="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/05/yeryüzü-demokrasisi-vandana-shiva-196x300.jpg" alt="" width="196" height="300" /></a>Ezerbozan insanlar vardır, sanırım Vandana Shiva&#8217;da benim için okuduğum iki kitabı ile onlardan biri olacak. Özellikle Adalet, Barış ve Sürdürülebilirlik YERYÜZÜ DEMOKRASİSİ adlı kitabı okuduğumuzda ticari savaşların, top-tüfek-tank-füzelerle yapılan savaşlardan daha yıkıcı olduğunu çok daha iyi anlıyoruz.<br />
2004 yılında Hindistan&#8217;da 16 bin çiftçinin intiharının ulusal ve küresel tarım politikaları ile ilgili olduğu ve sırf çok uluslu şirketler rant ve kar sağlasın diye ve tabii bir de ilgili ülke tarımını çeşitli sübvansiyonlarla felç etme amacıyla ilgili olduğunu öğrenince kime ne diyeceğinize karar veremiyorsunuz. <span id="more-122"></span>IMF, Dünya Bankası, AB vb. kurumların kredi ve hibeleri neden özellikle tarım, su (baraj, hes) ile ilgili sektörlere daha kolay verdiğini, gözümüzü petrol savaşlarına dikmişken ekmeğimizin ve suyumuzun elden gittiğini sanırım fark etmemiz çok zaman alacak. Gıda ve su eğer halkın elinden alınıp ulusal ve uluslararası idarecilerin, özel sektörün eline bırakılırsa kaderimizi de tamamen onların eline teslim etmiş oluyoruz.  Ve maalesef KALKINMA&#8217;nın ÇEVRE ve İNSAN&#8217;dan değerli olduğu modern zamanlarda hepimiz kendi isteğimizle buna destek oluyoruz. Bir gün çok paramız olunca/olursa elbet yiyecek ekmek ve su bulacağız. Ama çok parası olmayan binler hatta milyonlar her yıl istatistiklere açlıktan ölen kişi sayısı olarak girecek, biz nasıl 2004’de 16 bin çiftçiden haberdar değilsek (ki dünyada o sene bile ölenlerin kim bilir kaçta kaçıdır) gelecekte de milyonların ölümünden haberdar olmayacağız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhammetkacmaz.com/2012/05/05/yeryuzu-demokrasisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL ÇÖKÜŞ</title>
		<link>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/16/kuresel-cokus/</link>
		<comments>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/16/kuresel-cokus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 00:36:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜREN MESELELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhammetkacmaz.com/?p=111</guid>
		<description><![CDATA[Bir yanda nüfusun, diğer yanda ise sermayenin küresel boyuttaki hızlı artışı; zengin ile yoksul arasındaki farkı daha da açmakla kalmayıp, dünyada yoksul sayısının yüzdesini de büyük ölçüde arttırmaktadır. Bilindiği gibi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/01/AÇLIK.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-112" title="AÇLIK" src="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/01/AÇLIK-300x254.jpg" alt="" width="240" height="203" /></a>Bir yanda nüfusun, diğer yanda ise sermayenin küresel boyuttaki hızlı artışı; zengin ile yoksul arasındaki farkı daha da açmakla kalmayıp, dünyada yoksul sayısının yüzdesini de büyük ölçüde arttırmaktadır. Bilindiği gibi nüfus artışı dünya kaynaklarının dengeli bir biçimde dağılmasında en büyük engellerden biridir. <span id="more-111"></span>Buna karşın dünya üzerinde bulunan yenilenemeyen doğal kaynaklar sabit olduğundan, insan sayısı arttıkça dağıtımdaki eşitsizliğin de artacağı üzücü olmakla birlikte herkes tarafından anlaşılabilecek küresel bir gerçektir. <!--more-->Eğer kişi başına düşen ortalama doğal kaynak miktarı yaşamı sürdürmek için yeterli değilse, bu durumda eşit paylaşım da bir çeşit sosyal intihar olacaktır.<!--more--></p>
<p>Yenilenemeyen doğal kaynakların kullanılmasında ve bunların paylaşılmasında sürdürülebilir kalkınma yöntemleri uygulanmaz ise, dünya kaçınılmaz olarak büyük bir çöküş ile karşı karşıya kalacaktır. O nedenle büyük çöküş gerçekleşmeden önce ve hala dünya üzerinde yaşamı sürdürmek için yeterli olduğunu inandığımız doğal kaynaklar var iken; gerek ekonomi, gerek nüfus ve gerekse doğal kaynaklar açısından sürdürülebilir kalkınma yöntemlerinin benimsenmesi; artık günümüzde geç kalınmış bir önlem olmakla birlikte, başarılı olunabilmesi için elimizdeki tüm imkanları kullanmaktan başka çare kalmamıştır.</p>
<p>Peki bu büyük küresel çöküş nasıl meydana gelebilir;</p>
<p>Gerek nüfus açısından gerekse ekonomi açısından büyüme; sistemin taşıma kapasitesine veya sınırlarına yaklaştıkça; olumsuz halkalar (Çevre kirlenmesi, yenilenemeyen doğal kaynaklar, kıtlık, yoksulluk vs.) giderek güç kazanır. Sonunda olumsuz halkalar olumlu olanlarını dengeler veya onlara baskın <strong><span style="text-decoration: underline;">gelir</span></strong><strong> </strong>ve böylece büyüme son bulur.</p>
<p>Olumsuz halkalardaki doğal gecikmeler, nüfusun ve sermayenin ulaşabilecekleri en yüksek düzeyi aşmalarına neden olabilir. Bu aşırı gelişme dönemi, kaynakların zararına sonuçlar doğurur. Bu durum aynı zamanda genellikle çevrenin taşıma kapasitesinin azalmasına neden olur. Böylece nüfus ve sermaye de kaçınılmaz düşüş olarak ifade edilen büyük küresel çöküş meydana gelebilir.</p>
<p>Teknolojik çözümler, büyümenin devam edebilmesi için olumsuz halkaların etkisini azaltmak veya oluşturdukları baskıları gizlemek için düzenlenmiştir. Bu araçlar büyümenin neden olduğu baskıları kısa dönemde hafifletebilirler, fakat uzun dönemde sistemin aşırılıklarını ve çöküşünü önleyemezler.</p>
<p>Yukarıda ifade edilen gerçeklerin büyük bir kısmını Sürdürülebilir Kalkınma Modelinin kurulmasında öncülerden olan Donella Meadow’sun, dünyada büyük etki meydana getiren “Ekonomik Büyümenin Sınırları” adlı kitabından alıntı yaptım. Bundan yaklaşık 35 yıl önce yazılmış bir kitapta bu gerçek ifade edilmiş olmasına rağmen teknolojik gelişmeler bizim gözümüzü kör ettiğinden halen bu gerçeğin farkında değiliz. Ama bu çöküş gerçekse ve gelecekse; bir anda ve belki de en gelişmiş ve en mutlu olduğumuz dönemde gerçekleşme ihtimali çok yüksektir.</p>
<p>O nedenle bu çöküşü engelleyebilmek için alınacak her türlü önlem insanlık adına hayati bir öneme sahiptir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/16/kuresel-cokus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?</title>
		<link>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/16/tehlikenin-farkinda-misiniz/</link>
		<comments>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/16/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 00:20:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİ YAZILARIM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhammetkacmaz.com/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[Bahçelievler Gazi İlköğretim Okulu Katre Dergisi için yazmış olduğum ve kapak konusu olan kısa yazım.. TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ? &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/01/katre-tehlikenin-farkındamısınız.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-99" title="katre tehlikenin farkındamısınız" src="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/01/katre-tehlikenin-farkındamısınız-235x300.jpg" alt="" width="127" height="162" /></a><br />
Bahçelievler Gazi İlköğretim Okulu Katre Dergisi için yazmış olduğum ve kapak konusu olan kısa yazım..</p>
<p>TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?</p>
<p><span id="more-98"></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><!--more--></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><!--more--></p>
<p><a href="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/01/tehlike-jpg.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-100" title="tehlike jpg" src="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/01/tehlike-jpg.jpg" alt="" width="459" height="604" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><!--more--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/16/tehlikenin-farkinda-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zaman &#8211; Mekan sıkışması</title>
		<link>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/16/zaman-mekan-sikismasi/</link>
		<comments>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/16/zaman-mekan-sikismasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 00:07:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜREN MESELELER]]></category>
		<category><![CDATA[david harvey]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[postmodernliğin durumu]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zaman mekan sıkışması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhammetkacmaz.com/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[“ Zaman ve mekanın nesnel niteliklerinde öylesine devrimci değişimler olur ki; dünyayı görüş tarzımızı bazen köklü bir biçimde değiştirmek zorunda kalırız. Zaman &#8211; mekan sıkışması deyimi; insanı kışkırtır, heyecanlandırır, strese]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/01/zaman_kumsaati.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-95" title="zaman_kumsaati" src="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/01/zaman_kumsaati-300x225.jpg" alt="" width="240" height="180" /></a>“ Zaman ve mekanın nesnel niteliklerinde öylesine devrimci değişimler olur ki; dünyayı görüş tarzımızı bazen köklü bir biçimde değiştirmek zorunda kalırız. Zaman &#8211; mekan sıkışması deyimi; insanı kışkırtır, heyecanlandırır, strese düşürür, bazen ağır bir tedirginliğe sürükler; dolayısıyla da çok çeşitli toplumsal, kültürel ve politik tepkileri harekete geçirir. ”</p>
<p>Kendisi de bir coğrafyacı olan David Harvey, Postmodernliğin Durumu adlı eserinde zaman &#8211; mekan sıkışmasını bu şekilde açıklıyor.<span id="more-93"></span> <!--more-->Ve dünyanın iletişim ve ulaşım araçları ile çok küçüldüğünü ifade ediyor. Bu konuda da şu örneği veriyor: 1500-1840 yılları arasında atlı arabaların ve yelkenli gemilerin en yüksek ortalama hızı saatte 16 kilometreydi; 1850-1930 yılları arasında buharlı lokomotifler saatte ortalama 100 kilometre, buharlı gemiler ise 60 km yapabiliyordu. 1950’lerden sonra pervaneli uçaklar saatte 160-640 kilometre; 1960’lardan sonra ise de jet yolcu uçakları saatte 800-1100 km yol alıyor, mekanı zaman aracılığı ile ortadan kaldıran yenilikler sonucunda dünya haritası da küçülüyordu.</p>
<p>Son yüzyılımıza baktığımızda her şeyin ulaşımda olduğu gibi çok hızlı bir şekilde gerçekleştiğini ve değiştiğini görüyoruz. Günümüz teknolojisi bize her türlü imkanı ve kolaylığı sağlarken biz ise hala zaman darlığından ve zamanın yetmediğinden söz ediyoruz. Aynı gün içinde farklı şehirlere hatta farklı ülkelere gidip-geliyor ancak yine de zamanı yetiremiyoruz. Şimdi düşünüyorum da acaba bizlerin orijinal fikirler ve düşünceler geliştiremeyişimiz de bu yüzden mi? Hız tutkunu olmuş yaşantılarımızda düşünmeye ne kadar zaman harcıyoruz? Tüm benliğimiz, tüm hislerimiz ve tüm yaşantımız teknolojinin esiri olmuş da biz mi farkında değiliz. Her şeyi bizim için yapan birileri ya da bir şeyler olduktan sonra, biz ne işe yararız. Komutları yerine getiren bir robottan farkımız kaldı mı ki?</p>
<p>Kalan tek şey düşüncelerimiz sanırım; ne zamana ne mekana sığmayan düşüncelerimiz. Ama her şeyin kirlendiği ve saflığını kaybettiği dünyamızda, düşüncelerimiz ne kadar saf ve kirlenmemiş. Düşünürü, düşüneni olmayan bir toplum olmaya doğru jet uçakları ile gidiyoruz.</p>
<p>Bu son anonstur;</p>
<p>“ İnişe az kaldı, yerinizden kalkmayın ve lütfen kemerlerinizi bağlayın. ” !!!</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/16/zaman-mekan-sikismasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>COĞRAFYA EĞİTİMİ NEDEN GEREKLİ?</title>
		<link>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/15/cografya-egitimi-neden-gerekli/</link>
		<comments>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/15/cografya-egitimi-neden-gerekli/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 23:58:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[COĞRAFYA EĞİTİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafya eğitimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhammetkacmaz.com/?p=86</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde en çok tartışılan konulardan biri belki de en önemlisi eğitim sistemimiz. Bize ev sahipliği yapan dünyamızı, kendimizi / ülkemizi ve komşularımız olan diğer insanları / ülkeleri anlayabilmemiz için iyi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/01/geography.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-87" title="cografya geography" src="http://muhammetkacmaz.com/wp-content/uploads/2012/01/geography-300x200.jpg" alt="" width="240" height="160" /></a>Günümüzde en çok tartışılan konulardan biri belki de en önemlisi eğitim sistemimiz. Bize ev sahipliği yapan dünyamızı, kendimizi / ülkemizi ve komşularımız olan diğer insanları / ülkeleri anlayabilmemiz için iyi bir eğitim almış olmanın gerekliliği gün geçtikçe artmaktadır. Eğitimin tüm branşları önemli olmakla birlikte, günümüzde dağ, tepe, ova, nehir ismi ezberleme olarak algılanan coğrafya eğitiminin ne kadar önemli olduğunu sanırım aşağıda sözlerine yer verdiğim bilim adamları yeterince açıklamışlar. <span id="more-86"></span>Gerçekten iyi bir coğrafya eğitimi aldığımızda günümüz sosyal ve siyasal olaylarına bakış açımız da büyük ölçüde değişecektir.<!--more--></p>
<p>Coğrafya; çocukların gözlem yapma ve nedensel ilişki kurma yeteneklerini geliştirmekte önem taşımaktadır.</p>
<p>Archibald Geike (1887)</p>
<p>Dünya, hiçbir kimseye hayat borçlu değildir. Doğanın meyvesini elde etme ve doğanın gücünden yararlanmak için sıkı çalışmasına ve insanın kendini doğaya uyarlama becerisindeki başarısına bağlıdır. Yalnızca coğrafyanın ortaya koyacağı coğrafi bilgiler dünya ve ulusal sorunlar hakkında dengeli yargılara varmayı kolaylaştıracaktır.</p>
<p>1890 Fransız Eğitim Bakanlığı Raporu</p>
<p>Fransızlar, Ruslara yenik düşmenin yarattığı psikolojik şokun suçlusu olarak genelde eğitim sistemi, özelde ise coğrafya eğitiminin çarpıklığı görülmüştü. “Bizim general kadromuz büyük coğrafi hatalar yaptılar ve haritaları yanlış okudular; coğrafyayı öğretmemiz gerekir”</p>
<p>Lavasseur ve Himly (1871)</p>
<p>Siyasal bilimlerin ve, mutlak anlamda alırsak, siyasetin tüm geleceği coğrafya bilimlerinin tarihe uygulanmasına bağlıdır. Gerçek devlet adamlarından ve zihinleri siyasete açık kişilerden oluşan bir halk mı istiyorsunuz? Öyle ise tarihe uygulanmış coğrafya kürsüleri açın; zira bize inanın ki “iyi kavranıldığında coğrafya insanlığın tüm bilgilerini, siyasetin yararına kendinde toplayacaktır” sözünü boşu boşuna benimsemedik…. Devlet adamlarımıza bir tavsiyede bulunmak gerekirse şöyle deriz. Önce coğrafyacı olun. (Graves)</p>
<p>Ludovic Drapeyron (1880)</p>
<p>Bir coğrafyacı daima onlarla çevrili olma ihtiyacı duyacak derecede haritaların çekiciliğine kapılmamışsa, bu durumda onun yanlış bir meslek seçtiğine dair belirtiler var demektir.</p>
<p>Carl Sauer</p>
<p>Dünya coğrafyası (onun fiziksel ve organik şekilleri) kendisinin ötesinde Tanrının doğasına işaret eder.</p>
<p>Nathaniel Carpener-Bartholomasus Keckermann</p>
<p>Bir denizci ulus olarak Britanya’nın emperyal başarısı için coğrafya hayati bir öneme sahiptir.</p>
<p>Royal Geography Society (İngiltere 1830)</p>
<p>Coğrafya çalışmaları; dünyayı insan için daha iyi yaşanabilir bir ev haline nasıl getirilebileceğinin anlaşılmasına daha fazla yöneltilmelidir.</p>
<p>Akin Mobogunje (1984) IGU (Uluslararası Coğrafya Birliği Başkanı)</p>
<p>Yeryüzü hakkında bilgi, insan hakkındaki bilgiyi açığa çıkarır. Dünyayı bilmek kendini bilmektir.</p>
<p>Yi-Fu-Tuan (1971)</p>
<p>Gerçekler; seyredenler için film yapımcısının koyduğu çeşitli algısal ve kültürel engeller yoluyla filtre edileceklerinden, doğal olarak “yerlerin coğrafyasını” nesnel bir şekilde açıklamaları beklenemez.</p>
<p>Burgess (1982)</p>
<p>Bakmak bir işlevdir, ama görmek bir sanat !</p>
<p>J.P. Marsh</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhammetkacmaz.com/2012/01/15/cografya-egitimi-neden-gerekli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

